Temiz ve sürdürülebilir yarınlar için...
Kıyı Balıkçılığı-Sürdürülebilir Denizler
Urla'nın geleneksel Bahar Bayramı, MART DOKUZU yüzyıllardır bu topraklarda Mart'ın 3. hafta başında, doğa içinde pikniklerle kutlanıyor. Bu gelenek, 2010 yılından beri de, URLA BELEDİYESİ ile işbirliği içinde, atölyeler, söyleşiler ve saha gezileri ile canlı tutuluyor.
DSU, ilki 2010 yılında gerçekleşen Urla Mart Dokuzu Ot Bayramını, Pandemi ve 2023 Depremi ile gelen kısıtlamalar dışında her sene kutlamakta ve Yarımada da 2000 li yılların, kırsal kalkınmayı hedefleyen ilk festivallerden biri olma özelliğini taşımaktadır. İçeriği tamamen Dernek tarafından belirlenen ve Urla Belediyesinin paydaşlığı ile gerçekleşen bu şenliği civardaki benzerlerinden ayıran birinci özelliği interaktif ve bilgilendirici olmasıdır. Bu kapsamda özellikle gençler ve gençlerin hedef alındığı aktiviteler desteklenmektedir. Örneğin 2010 yılında Klazomenai Zeytinyağ işleği çok yeni ziyaretlere açılmışken, Tahaffuzhane’ye sadece özel izinle girilebilirken, Zafer Caddesi daha Sanat Sokağı’na dönüşmemişken, bu ve benzer mecralara gönüllü profesyonel rehberler ile turlar düzenlenmiş, katılımcılara yöresel pazarlardaki yenebilir otlarımızın çeşitliliği tanıtılmış, sohbet ve atölyelerle otların Urla kültüründeki yeri irdelenmiş ve geniş kitleler ile kırlara çıkılıp, doğada yenilebilir otların tanıtılması, kompost yapımı, çeşitli sanatsal faaliyet ve sergi gerçekleştirilmiştir.
Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı
Urla Sakız Enginarı
Urla da yaşayanlar olarak tarım ve gıda ile aramızdaki bağ şimdilik büyük metropollerde yaşayanlara göre çok daha sıkı. Urla‘mızda hala ‘soframıza gelen en son yaban eti ’ yani çiftliklerde yetişmemiş deniz ürünlerine ulaşabiliyoruz. Bunu hem denizlerimizin hala kirlenmemiş olmasına hem de kıyı balıkçılarımızın emeklerine borçluyuz.
Urla İskele’de, kış aylarında her gün saat 11.00 de yaz aylarında her gün saat 10.00 da mezat yapılmaktadır. Tarihte ne zaman başladığını tam olarak bilemediğimiz, ‘kanto’ veya ‘taş’ kelimeleri ifade edilen bu açık arttırma yüzyıllardır aralıksız sürmekte. En revaçta olan Levrek, Çıpra, Kaya Barbun gibi yıldız türler kapış kapış gitse de onlar kadar lezzetli ama kılçıkları fazla olduğu için tercih edilmeyen türler de ‘taş’ da yer alıyor.
Yediden yetmişe, kadınlı erkekli, DSU Gönüllüleri yıllardır, Yerli Malı Haftasında balık çorbası yapıp, kıyı balıkçılarımızın emeklerine, denizlerimizin zenginliğine, temiz kalmaları gerekliliğine, mevsiminde, yöresel ve çeşitli kaynaklardan beslenmenin önemine dikkat çekiyorlar.
Sakız enginarı, bu toprakların nazlı kızı, has kızı.
Sakız enginarı, nazlıdır. Daha soğuklar bitmeden erkenden olur. Hava birden soğur,don olursa,üşür bozulur,Bu nedenle ihtimam ister, ilgi ister. Ama çok lezzetlidir, tüm bu zorluklara rağmen Urla yarımadasının vazgeçilmezi, baş tacıdır.
Sakız enginarı Urla yarımadasının has kızıdır. Çünkü Urla’da geçmişte sadece sakız enginarı yetiştirilirdi. Günümüz de azda olsa başka tür enginar ekimleri olsa da, bu toprakların her daim asıl enginarı sakız enginarıdır.
Soylu bir bitki olduğu kabul edilen enginar; önceleri Avrupa’da sadece asillerin, zenginlerin yiyebildiği lüks bir yiyecekmiş. Oysa Urla yarımadamızda çoğu evin bahçe duvarlarının kıyısında ; kendisine, komşusuna yetecek kadar sakız enginarı bulunurdu.Enginarı yenilecek aşamaya gelen nenelerimiz,dedelerimiz ;kestiği enginarların ihtiyacından fazlasını, mutlaka komşularına dağıtır,o gün tüm komşu evlerden de mis gibi enginar yemeği kokusu gelirdi.
Eskiden Urla da ticari amaçlı büyük tarlalarda enginar üretimi yoktu. Son 45 -50 yıldır enginar tarlalarda ticari amaçla yetiştiriliyor ve Urla’da ki enginar tarla sayısı her yıl katlanarak artıyor. Bu pozitif gelişmeye, Uluslararası Urla enginar festivalinin olumlu katkı sağladığı tartışmasız bir gerçektir.
Bu topraklarda 3 bin yıl önce de insanlar yaşıyordu. MÖ.600 yılında, İskele’de bulunan zeytinyağı işliğinde sıkılan zeytinlerin yağı ile o tarihlerde de nefis zeytinyağlı yemekler yapılıyordu.
Urla’nın, bu köklü geçmişi yanında, toprakları bereketli ,bitki florası da çok çeşitlidir. Bu özelliklere sahip bir yerin mutfağının da zengin olması doğaldır. Zaman içerisinde göçlerle, mübadelelerle gelenler, Urla mutfağında ki yemek çeşitliliğini daha da artmıştır.
Enginar ile bu kadar özdeşleşen Urla ‘nın mutfağında enginar yemekleri geniş yer tutar.
Hoşgeldiniz!
Doğal Sofra Urla, Urla’nın ekolojik, tarımsal zenginliklerini, geleneksel mutfağını ve yeme içme kültürünü korumak, sürdürmek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışan bir dernek. Sürdürülebilir bölgesel kalkınma, sürdürülebilir tarım gibi konularda sosyal sorumluluk projelerine katkı koymaya çalışarak yeniden geleneksel ve çok çeşitli beslenmeyi, sezonunda tüketilen gıdayı öne çıkarmayı, yerel üretici ve esnafı kalkındırmayı hedefliyor. Sürdürülebilirliğe sadece ekonomik olarak değil çevre ve toplumu da kapsayan bir pencereden bakan Doğal Sofra Urla Derneği, bu topraklarda hala sahip olduğumuz doğal mirasımızı doğru kullanarak amaca ulaşabileceğimiz konusunda farkındalık oluşturmak ve bu mirası geleceğe taşımak istiyor.